Ekimden Önce Saç çizgisinin planlanması

Ön saç çizgisinin planlanması diğer prosedürler kadar hassas bir konudur. Saçlı ile saçsız bölümün, hasta ve dışarıdan bakanlar için en dikkat çeken kısımdır. İkinci olarak Yüzü bölümlere ayıran en önemli yapılardan biridir. Güçlü belirgin geçiş dikkatleri yüzüne çekerken, zayıf bir geçiş dikkatleri saçların geneline yoğunlaştırır. Dikkatli bir şekilde hazırlanmış bir planlama genç bir yüzün oranlarını yansıtacağı için hastaya daha genç bir görünüm katar.

Saç çizgileri ön yan olmak üzere  iki bölümden oluşmuştur. 2-3 cm genişliğinde düzensiz, kıl içermeyen alın bölgesi ve kıl içeren saçlı deri arasındaki geçiş bölgesidir.

Çizginin pozisyonun belirlenmesi ilk basamaktır. Burada en sık yapılan hata yaşlanma ile devam edecek dökülmenin uyum göstermeyecek , ilerleyen yaş ile uygun durmayacak pozisyon belirlenmesidir. Çizgisinin doğallığı bakımından daha önde ya da çok geniş hazırlanması ilerleyen yaşa uyum sağlamayacak doğal durmayacaktır. Lateral kantal noktaları aşan çok geniş olacaktır. Hasta Frankfurt horizontal planında iken profilden bakıldığında yere paralel ve ya hafifçe yükselecek şekilde planlanmalıdır. Posterior ver lateral kısımları merkezi kısımdan daha süperiorda olmalıdır. Başlangıç noktası çok önde planlanırsa ilerleyen yaşlarda hastanın yaşı ile ve ya dökülme paterni ile uyumlu olmayacaktır.

Saç ekiminde doğal ve uyumlu restorasyon sağlanırken, hastanın ilerleyen yıllarda yaşlanacağı ve genç yaşlarda dökülmemiş olan saçlarının ilerleyen yıllarla dökülebileceği göz önünde tutulmalı ve bu gerçek hastaya anlatılmalıdır. Bu nedenle ilk ekim operasyonundan sonra ilerde hastanın saçlarının dökülebileceği göz önünde bulundurularak donör alanda, ilerde ihtiyaç duyulabilecek ikinci ve ya üçüncü ameliyatlar için yeterli miktarda kök bırakılmalıdır. İlerde oluşabilecek dökülmelerin önlenmesi için hastaya önleyici ilaçlar ve tedaviler önerilmelidir. Çizgi her zaman daha öne alınabilir ve öndeki bir çizgisinin geriye alınması oldukça zordur.

İlk olarak merkez, ön nokta belirlenir. Bu noktanın belirlenmesi için pek çok yöntem tanımlanmıştır. Yüzün üçe bölünmesi formülü bu yöntemlerden birisidir. Yüz menton-subnazale-glabella-trichion noktaları kullanılarak üç eşit parcaya bölünür. Bu yöntem çok pratik olsa da ileri yaşlarda ya da kelliğin büyük çok büyük olduğu durumlarda gereğinden fazla önde olmasına yol açabilir. Pek çok durumda bu noktadan daha geride planlanmalıdır. Diğer bir formül de horizontal ve vertikal planların kesişme noktasından 45 derecelik bir açı ortaya uzatılmasıdır. Bu yöntemler sadece yardımcı yöntemlerdir kişinin yaşına ve ekim ihtiyacının büyüklüğüne göre hastayla ortak bir karara varılarak belirlenmelidir.

En öndeki merkez nokta belirlendikten sonra  yanlara doğru uzanan lateral kısımları planlanır. En lateral kısmı lateral kantusa denk gelmelidir. Bu iki lateral noktası belirlenirken simetriye çok dikkat edilmelidir. Lateraldeki noktalarının daha lateralindeki saçları normal bir göz temporal saçlar olarak algılar. Bu nokta ön çizginin geriye doğru açılanarak temporal uzandığı noktadır. Ön tarafın bu noktaları geçmesi normal insan gözü tarafından oldukça anormal olarak algılanacaktır.

Daha sonra bu üç kritik nokta birleştirilerek planlanır. En fazla kullanılan iki şekil bastırılmış çan şekli ve yuvarlak kontur şekilleridir. Bastırılmış çan şeklinde midpupil hizasında medial konveksiteden lateral konkaviteye doğru bir geçiş vardır. Yuvarlak kontur şeklinde ise orta nokta iki lateral nokta ile konveks bir şekilde birleştirilir. Bu yuvarlak kontur şekli tabak ya da kâseye benzememeli, temopral birleşirken laterale konkav bir şekilde uzatılmalıdır. Her iki yöntemde de  yere paralel ya da hafifçe yukarı doğru planlanmalıdır. Hangi şeklin daha uygun olduğuna karar verirken estetik gözlemler ve hasta istekleri göz önünde bulundurulmalıdır. Genel kural olarak dar bir kafası olan hastalar için bastırılmış çan şekli uygun iken, daha geniş kafalı hastalar için yuvarlak kontur şekli daha uygun olacaktır. Şekli belirlendikten sonra simetri 3 açıdan değerlendirilmelidir. Simetrisi belirlenirken hastanın önünden, hastanın iki yanından ve hastanın arkasından (hastanın önünde bir ayna tutarak) bakılarak simetri değerlendirilmelidir.