Saç dökülmesi nedenleri; Saçlarımız her telin ayrı bir evrede bulunduğu dinamik bir yapıdır. Dış görünüşümüzün önemli bir parçası olan aynı zamanda deriyi güneşin zararlı ultraviole ışınlara karşı korur, ağır metalleri depolar. Esas olarak keratinden yapılmıştır. Keratinin bir proteindir ve deri altında bulunan saç foliküllerindeki hücreler tarafından üretilir. Deride gruplaşarak foliküler üniteler oluştururlar.

Saç Dökülmesinin Nedenleri

Saç dökülmesi hem biyolojik hem de psiko sosyolojik problemlere yol açan tıbbi bir durumdur. Durdurulmasında kişiye özel, nedene yönelik tedaviler uygulanmalıdır.

Sorun yaşayan bir hastada hastanın cinsiyeti, yaşı, dökülme tipi, dökülmeye yol açabilecek tıbbi durumlar ayrı ayrı ele alınmalı, tedavide ilk olarak saçların dökülmesine yol açabilecek durumlar önlenmeli ve yol açabilecek hastalıklar tedavi edilmelidir. Bu esnada saç dökülmesinin önlenmesi amaçlı medikal tedavilere (ilaçlar, spreyler, saç mezoterapisi, prp, saç lazeri gibi ) başlanmalıdır.

saç dökülmesi sorunuErkek tipi kellik de kıllar yavaş yavaş küçülerek tüylere dönüşür ve gerekli fonksiyonlarını yeteri kadar yerine getiremezler. Bu durumun kalıcı tedavisi yalnızca  saç ekimi ile gerçekleşmektedir. Saç ekiminde erkek tipi dökülmelere dirençli saçlar arka taraftan foliküler üniteler halinde alınarak saçsız alanlara nakledilirler. Erkek tipi dökülmelere dirençli olan bu saçlar ekildikleri yerde de bu özelliklerini korurlar. “Donor alan baskınlığı” denen bu dinamik ekilen saçların neden dökülmediğini de açıklar.

Saç Dökülmesi Tipleri Nelerdir

Sekillerine göre çeşitli sınıflamalar yapılmıştır. Bu sınırlamalar operasyon öncesi planlamada önem kazanmaktadır. En çok kullanılan sınıflama “norwood sınıflaması” dır. Operasyon öncesi hangi bölgeye kaç greft ekileceği, hangi greft’in nereye hangi açı ile ekileceği, sonrasında beklentiler, cerrahi sürecin belirlenmesi gibi planlamalar yapılırken, bu sınıflamadan yararlanılır.

Saç Dökülmesinin Önlenmesi

Saç dökülmesinin önlenmesi ve  tedavi seçenekleri Lokal monoxidil ve sistemik finasteride, erkek tipi dökülmelerde genel olarak kullanılan FDA onaylı ürünlerdir. Minoxidil 1980 lerin sonlarına doğru kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle küçük bölgelerde saç dökülmesi sorununu durdurduğu ve yeni saçların çıkmasını sağladığı bilinmektedir.

Finasteride 1989 yılında kullanılmaya başlanmış, tip II 5 alfa redüktaz inhibitörüdür. Propesia ve proscar gibi ilaçların etken maddesidir. Saç çizgisi hariç saçlı derinin diğer bölgelerindeki saç dökülmesinin durdurulması için 10 yıl bile kullanılabilen, kullanıldıkça etkisi artan güvenilir bir seçenektir. Etkileri tedavi başlangıcından üç ay sonra görülmeye başlarken, tedavi bitiminden bir yıl sonraya kadar devam etmektedir. Oldukça nadir görülmekle birlikte ereksiyon problemleri, boşalma problemleri, cinsel isteksizlik, memelerde gerginlik, memelerde büyüme ve hipersensitivite gibi yan etkileri olabilir. Gebelikte anne karnındaki bebeklere zarar verebileceğinden kadınlarda kullanımı önerilmemektedir.

Dutasteride, bir çeşit I ve II 5-alfa-redüktaz inhibitörü, faz 3 olarak tutulmaktadır.

saç dökülmesinin önlenmesinde botoks, alın ve boyun kaslarının tonuslarının azaltılması ile saçlı deriye gelen kan miktarının arttığı, artan oksijen ile testesteronun dihidrotestesterona dönüşmesinin azaldığı ve tedaviden 40 hafta sonra saçlarda ortalama  % 18 lik bir artış olduğu bilinmektedir. Saç dökülmesinin önlenmesi adına uygulanan tedaviler arasındadır.

  • Uygun preperatlarla yapılan saç mezoterapisi de Saç dökülmesinin önlenmesi tedaviler arasındadır.
  • Saç lazeri ile yapılan fotobiyoterapinin yine Saç dökülmesinin önlediği gösterilmiştir.
  • Cystein, glysine ve glikopretein içeren bazı ürünlerin saçtaki anajen fazı uzattığı bilinmektedir.
  • Liposterolic ectrack ve beta sitosterol ün erkek tipi kelliği önlemede etkili olduğu gösterilmiştir.
  • Yine yapılan bir çalışmada 5 alfa redüktaz inhibitorlerinin antienflamatuarlarla birlikte kullanımının kayıpları önleyebileceği gösterilmiştir.
  • Yeni yapılan çalışmalarda 5 alfa redüktaz aktivitesini azaltan “puerariae thomsonii” nin kayıpları önleyebileceği gösterilmiştir.
  • Saçlı derideki sebum üretimini arttıran A vitamini, saçlı derinin dolaşımını arttıran E vitamini, C vitamini gibi antioksidanların yanında,  biotin, inositol ve niacin gibi vitaminlerden zengin yiyeceklerle beslenmenin de saçların sağlığı açısından yararlı olduğu bilinmektedir